- Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. (Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fen dir. İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.
- Bilim gerçeği bilmektir.
- Bilim ve fen neredeyse oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
- Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmemiz en belirgin özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bunun delilidir.
- Akı ve mantığın çözümleyemeyeceği mesele yoktur.
- İli tercüme ile olmaz, inceleme ile olur.
- İlim ve Fen'in dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilimin ve fen in yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır.
- Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir.
- İnsanların hayatına, faaliyetine egemen olan kuvvet, yaratma icat yeteneğidir.
- Dünyadaki her şey için medeniyet için hayat için en gerçek yol gösterici bilimdir.
- Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener. O halde halkı aydınlatmak lazımdır.
- İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak zorunludur.
Atatürk'ün Bilimle İlgili Sözleri Nelerdir?
Leonardo Da Vinci, Mimar Sinan, Galileo Galilei
Leonardo Da Vinci

Tam Adı: Leonardo di Ser Piero Da Vinci
Doğum: 15 Nisan 1452 - İtalya' da
Ölüm : 2 Mayıs 1519 (67 yaşında) - Fransa'da
Uyruk: İtalyan
Alanı: Sanat ve Bilimin çeşitli dalları
Katıldığı Akımlar: Yüksek Rönesans
Ünlü Yapıtları: Mona Lisa, Son Akşam Yemeği, Vitruvius Adamı
Mimar Sinan
Doğum: 29 Mayıs 1489 Ağırnas'ta
Ölüm : 17 Temmuz 1588 (99 yaşında) İstanbul'da
Vatandaşlık: Osmanlı İmparatorluğu
Mimarlık Tarzı: Osmanlı Mimarisi
Ünlü Yapıtları: Selimiye Camii, Süleymaniye Camii, İbrahim Paşa Sarayı
Galileo Galilei

Doğum: 15 Şubat 1564 - Pisa, İtalya
Ölüm: 8 Ocak 1642 (77 yaşında) Arcetri, İtalya
Milliyeti: İtalyan
Dalı: Gökbilimi, Fizik ve Matematik
Öğrenimi: Pisa Üniversitesi
Çalıştığı Yerler: Pisa Üniversitesi,
Önemli Başarıları: Kinematik, Dinamik, Teleskop, Gün merkezlilik
Devamını oku »

Tam Adı: Leonardo di Ser Piero Da Vinci
Doğum: 15 Nisan 1452 - İtalya' da
Ölüm : 2 Mayıs 1519 (67 yaşında) - Fransa'da
Uyruk: İtalyan
Alanı: Sanat ve Bilimin çeşitli dalları
Katıldığı Akımlar: Yüksek Rönesans
Ünlü Yapıtları: Mona Lisa, Son Akşam Yemeği, Vitruvius Adamı
Mimar Sinan
Doğum: 29 Mayıs 1489 Ağırnas'ta
Ölüm : 17 Temmuz 1588 (99 yaşında) İstanbul'da
Vatandaşlık: Osmanlı İmparatorluğu
Mimarlık Tarzı: Osmanlı Mimarisi
Ünlü Yapıtları: Selimiye Camii, Süleymaniye Camii, İbrahim Paşa Sarayı
Galileo Galilei

Doğum: 15 Şubat 1564 - Pisa, İtalya
Ölüm: 8 Ocak 1642 (77 yaşında) Arcetri, İtalya
Milliyeti: İtalyan
Dalı: Gökbilimi, Fizik ve Matematik
Öğrenimi: Pisa Üniversitesi
Çalıştığı Yerler: Pisa Üniversitesi,
Önemli Başarıları: Kinematik, Dinamik, Teleskop, Gün merkezlilik
Kavramlar
Bölge : Sınırları idari ekonomik birliğe, toprak iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerindeki insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası.
Bütçe : Devletin, bir kuruluş, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerin tümü.
Doğal Kaynak: İnsan eli değmeden kendiliğinden oluşmuş kaynaklar. Doğada oluşan kaynaklar (kömür, petrol vb)
Ekonomi: İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkiler bütünü
Ekonomik Faaliyet: Meslekleri gruplayan dallardan biri
Emek: Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü
Enerji: Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde çıkan güç
Gelir: Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda belli yerlerden gelen para
Gider: Bir iş için harcanan paranın tümü, masraf
Girişimci: Üretim için bir işe girişen kalkışan kişi, müteşebbis
Göç: Bireylerin veya toplulukların bir yerden diğer yere taşınma işi
İhracat: Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye satması
İsraf: Gereksiz harcama
İş Bölümü: Bir işi iki yada daha fazla kişi arasında bölme
İstek: Bir şeye duyulan arzu
İhtiyaç: Gereksinim
İşsizlik: İşsiz olma, iş bulamama durumu
İthalat: Başka bir ülkeden mal satın alma
Kaynak: Bir şeyin çıktığı yer
Meslek: Belli eğitim ile kazanılan sistemli, insanlara yararlı mal üretmek
Para: Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kağıt veya metalden ödeme aracı
Pazar: Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergilediği geçici yer
Tasarruf: Birikim, tutum
Ticaret: Ürün, mal alım satımı
Turizm: Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi
Tüketim: Tüketme işi
Ulaşım: Bir yerden bir yere gidiş geliş
Üretim: Belirli işlemler sonucu yeni bir ürün meydana getirme
Ücret: İş gücünün karşılığı olan para veya mal
Ürün: Üretilen yararlı şey
Afet: tabiat olayları (sel, deprem, fırtına vb.)
Beşeri Ortam: İnsanların doğayı değiştirerek oluşturdukları ihtiyaçlarını karşılayan ortam
Bölge: Benzer nitelikleri olan arazi parçası, yer, kısım
Çevre: Bir şeyin yakını
Çevre Kirliliği: Biyolojik ve kimyasal atıkların çevrede oluşturduğu etki
Doğal Ortam: Kendiliğinden oluşmuş, insan eli değmemiş ortam
Kentleşme: Modernleşme (köy hayatından şehir hayatına geçme)
Nüfus: Bir ülkede veya şehirde yaşayan kişi sayısı
Yer: Bir şeyin konulduğu alan, kara parçası (mekan)
Yerleşme: Yer tutmak, bir yere girmek
Yön: Bir yere gitmek için izlenmesi gereken yol
Devamını oku »
Bütçe : Devletin, bir kuruluş, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerin tümü.
Doğal Kaynak: İnsan eli değmeden kendiliğinden oluşmuş kaynaklar. Doğada oluşan kaynaklar (kömür, petrol vb)
Ekonomi: İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkiler bütünü
Ekonomik Faaliyet: Meslekleri gruplayan dallardan biri
Emek: Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü
Enerji: Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde çıkan güç
Gelir: Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda belli yerlerden gelen para
Gider: Bir iş için harcanan paranın tümü, masraf
Girişimci: Üretim için bir işe girişen kalkışan kişi, müteşebbis
Göç: Bireylerin veya toplulukların bir yerden diğer yere taşınma işi
İhracat: Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye satması
İsraf: Gereksiz harcama
İş Bölümü: Bir işi iki yada daha fazla kişi arasında bölme
İstek: Bir şeye duyulan arzu
İhtiyaç: Gereksinim
İşsizlik: İşsiz olma, iş bulamama durumu
İthalat: Başka bir ülkeden mal satın alma
Kaynak: Bir şeyin çıktığı yer
Meslek: Belli eğitim ile kazanılan sistemli, insanlara yararlı mal üretmek
Para: Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kağıt veya metalden ödeme aracı
Pazar: Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergilediği geçici yer
Tasarruf: Birikim, tutum
Ticaret: Ürün, mal alım satımı
Turizm: Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi
Tüketim: Tüketme işi
Ulaşım: Bir yerden bir yere gidiş geliş
Üretim: Belirli işlemler sonucu yeni bir ürün meydana getirme
Ücret: İş gücünün karşılığı olan para veya mal
Ürün: Üretilen yararlı şey
Afet: tabiat olayları (sel, deprem, fırtına vb.)
Beşeri Ortam: İnsanların doğayı değiştirerek oluşturdukları ihtiyaçlarını karşılayan ortam
Bölge: Benzer nitelikleri olan arazi parçası, yer, kısım
Çevre: Bir şeyin yakını
Çevre Kirliliği: Biyolojik ve kimyasal atıkların çevrede oluşturduğu etki
Doğal Ortam: Kendiliğinden oluşmuş, insan eli değmemiş ortam
Kentleşme: Modernleşme (köy hayatından şehir hayatına geçme)
Nüfus: Bir ülkede veya şehirde yaşayan kişi sayısı
Yer: Bir şeyin konulduğu alan, kara parçası (mekan)
Yerleşme: Yer tutmak, bir yere girmek
Yön: Bir yere gitmek için izlenmesi gereken yol
İklim ve İnsan Faaliyetleri
Hava Olayı : Sıcaklık, yağış, rüzgar gibi oluşumlara hava olayları denir.
Hava Durumu : Bir yerde kısa bir süre için etkili olan hava olaylarına hava durumu denir.
İklim : Bir bölgede uzun süreli etkili olan karakteristik hava koşullarına iklim denir. İklim hava olaylarının uzun zamanlı (30-50 yıl) ortalamasıdır. İklim; konut tipini, tarımı, ulaşımı, giyinmeyi, hayvancılığı, turizmi, beslenmeyi ve bitki örtüsünü etkiler.
Ülkemizde neden 3 iklim görülür?
Ülkemizde farklı iklim çeşitlerinin görülmesine neden olan en önemli unsur özel koşullardır. Bunlar:
Devamını oku »
Hava Durumu : Bir yerde kısa bir süre için etkili olan hava olaylarına hava durumu denir.
İklim : Bir bölgede uzun süreli etkili olan karakteristik hava koşullarına iklim denir. İklim hava olaylarının uzun zamanlı (30-50 yıl) ortalamasıdır. İklim; konut tipini, tarımı, ulaşımı, giyinmeyi, hayvancılığı, turizmi, beslenmeyi ve bitki örtüsünü etkiler.
Ülkemizde neden 3 iklim görülür?
Ülkemizde farklı iklim çeşitlerinin görülmesine neden olan en önemli unsur özel koşullardır. Bunlar:
- Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olması,
- Kuzey ve Güney'deki sıra dağlarının kıyıya doğru paralel olarak uzanması,
- Batıdan doğuya doğru yükseltinin artması,
- Yer şekillerinin kısa mesafede çeşitlilik göstermesidir.
- Ilaman ve yağışlı iklimlerin görülmesi
- Sanayi, ulaşım ve ticaretin gelişmiş olması
- Geniş ve verimli ovalık alanların bulunması
- Zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasıdır.
- Nüfus özellikleri
- Ekonomik faaliyetler
- Yeryüzü şekilleri
- İklim
- Bitki örtüsüdür.
Yeryüzünde Yaşam
Taş Devri : İnsanların doğayla mücadele ederek doğaya hakim olmaya başladığı dönemdir.
Kabataş Devri : İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir. İnsanlar taşı işlemeden (doğal haliyle) kullanıyorlardı.
Yontma Taş Devri: Taş, ağaç ve kemik yontulurdu. İnsanlar avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlardı. Dönemin sonlarına doğru ateşi buldular. Bu dönemin karakteristik buluntuları Karain ve Beldibi Mağaralarında (Antalya) bulunan ilkel el baltalarıdır.
Cilalı Taş Devri: Tarımsal faaliyetlerin başlaması ile yerleşik yaşam tarzı benimsendi. İnsan üretici duruma geçti. Ticarette takas usulü uygulandı ve hayvanlar evcilleştirildi. Tekerlek ilk kez bu dönemde kullanıldı. Bu döneme ait kalıntılar Çayönü (Diyarbakır), Çatalhöyük (Konya)'da bulundu.
Maden Devri:
Bakır Devri: Altın, bakır ve gümüş işlemeciliği vardı. Daha çok bulunmasından dolayı en çok bakır işlenirdi.
Tunç Devri: Bakır ve kalayın karışımından elde edilen tunç sağlamlığı nedeniyle bakırdan çok kullanılmaya başlanıldı. Bu dönemde ilk şehir devletleri kuruldu ve yazı Anadolu'ya geldi.
Demir Devri: Yerleşim alanlarının genişlediği ve mimarinin geliştiği bu dönemde genel hammadde demirdir.
Tarih Devirleri: Yazının icadından günümüze kadar ki dönemdir.
İlk Çağ : Yazının icadı (M.Ö. 35 00) Kavimler Göçü (M.S.375)
Orta Çağ : Kavimler Göçü (M.S. 375) İstanbul'un Fethi (1453)
Yeni Çağ : İstanbul'un Fethi (1453) Fransız İhtilali (1789)
Yakın Çağ : Fransız İhtilali (1789) Günümüz....
Devamını oku »
Kabataş Devri : İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir. İnsanlar taşı işlemeden (doğal haliyle) kullanıyorlardı.
Yontma Taş Devri: Taş, ağaç ve kemik yontulurdu. İnsanlar avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlardı. Dönemin sonlarına doğru ateşi buldular. Bu dönemin karakteristik buluntuları Karain ve Beldibi Mağaralarında (Antalya) bulunan ilkel el baltalarıdır.
Cilalı Taş Devri: Tarımsal faaliyetlerin başlaması ile yerleşik yaşam tarzı benimsendi. İnsan üretici duruma geçti. Ticarette takas usulü uygulandı ve hayvanlar evcilleştirildi. Tekerlek ilk kez bu dönemde kullanıldı. Bu döneme ait kalıntılar Çayönü (Diyarbakır), Çatalhöyük (Konya)'da bulundu.
Maden Devri:
Bakır Devri: Altın, bakır ve gümüş işlemeciliği vardı. Daha çok bulunmasından dolayı en çok bakır işlenirdi.
Tunç Devri: Bakır ve kalayın karışımından elde edilen tunç sağlamlığı nedeniyle bakırdan çok kullanılmaya başlanıldı. Bu dönemde ilk şehir devletleri kuruldu ve yazı Anadolu'ya geldi.
Demir Devri: Yerleşim alanlarının genişlediği ve mimarinin geliştiği bu dönemde genel hammadde demirdir.
Tarih Devirleri: Yazının icadından günümüze kadar ki dönemdir.
İlk Çağ : Yazının icadı (M.Ö. 35 00) Kavimler Göçü (M.S.375)
Orta Çağ : Kavimler Göçü (M.S. 375) İstanbul'un Fethi (1453)
Yeni Çağ : İstanbul'un Fethi (1453) Fransız İhtilali (1789)
Yakın Çağ : Fransız İhtilali (1789) Günümüz....
Anadolu'da Kurulan Uygarlıklar
Hititler
Başkenti Hattuşaş (Çorum-Boğazköy)
Kral aynı zamanda başrahip, başkomutan ve baş yargıç tı.
Kraldan sonra en yetkili kişi Tavananna adı verilen kraliçedir.
Tarihte bilinen ilk meclisi kurdular. (pankuş meclisi)
Hitit ülkesine aynı zamanda "Bin Tanrı İli" de denmekteydi.
Tanrılarına hesap vermek amacıyla yaşadıkları olayları "Anal" adı yıllıklara kaydediyorlardı.
Çivi yazısı ve hiyeroglif kullandılar.
Tarihteki ilk yazılı antlaşma olan "Kadeş Antlaşması" nı yaptılar.
Firigler
Başkenti Gordion (Ankara)
Krallarına Midas unvanı verdiler.
Tarım ve hayvancılık faaliyetlerini korumak için sert kanunlar yaptılar.
Fibula denilen çengelli iğneyi icat ettiler.
Tapates adı verilen kilimleri çok ünlüdür.
En önemli tanrıları Bereket ve Toprak Tanrıçası olan Kibele'dir
Tümülüs yaptılar.
Lidyalılar
Gediz ve Menderes ırmakları arasında kuruldu.
Başkenti Sard (Manisa)' dır.
Efesten başlayıp Meozpotamya' ya kadar uzanan Kral Yolu'nu yaptılar.
Parayı icat ettiler.
Ücretli askerler çalıştırdılar.
Finike alfabesini kullandılar.
İyonlar
Efes, Milet, Foça ve İzmir'de şehir devletleri halinde yaşadılar.
Denizcilikle uğraştılar.
Tıpta Hipograt,
Tarihte Heredot,
Matematikte Pisagor ve Tales,
Felsefede Diyojen en tanınmış bilginleridir.
Efesteki Artemis Tapınağı dünyanın 7 harikasındandır.
Urartular
Başkenti Tuşba (Van)'dır.
Taş işçiliği ile uğraştılar.
Oda şeklinde mezarlar yaptılar.
Tarım, hayvancılık ve madenciliğe önem verdiler.
Van'da Van Kalesi, Erzincan'da Altıntepe günümüze kalan eserleridir.
Devamını oku »
Başkenti Hattuşaş (Çorum-Boğazköy)
Kral aynı zamanda başrahip, başkomutan ve baş yargıç tı.
Kraldan sonra en yetkili kişi Tavananna adı verilen kraliçedir.
Tarihte bilinen ilk meclisi kurdular. (pankuş meclisi)
Hitit ülkesine aynı zamanda "Bin Tanrı İli" de denmekteydi.
Tanrılarına hesap vermek amacıyla yaşadıkları olayları "Anal" adı yıllıklara kaydediyorlardı.
Çivi yazısı ve hiyeroglif kullandılar.
Tarihteki ilk yazılı antlaşma olan "Kadeş Antlaşması" nı yaptılar.
Firigler
Başkenti Gordion (Ankara)
Krallarına Midas unvanı verdiler.
Tarım ve hayvancılık faaliyetlerini korumak için sert kanunlar yaptılar.
Fibula denilen çengelli iğneyi icat ettiler.
Tapates adı verilen kilimleri çok ünlüdür.
En önemli tanrıları Bereket ve Toprak Tanrıçası olan Kibele'dir
Tümülüs yaptılar.
Lidyalılar
Gediz ve Menderes ırmakları arasında kuruldu.
Başkenti Sard (Manisa)' dır.
Efesten başlayıp Meozpotamya' ya kadar uzanan Kral Yolu'nu yaptılar.
Parayı icat ettiler.
Ücretli askerler çalıştırdılar.
Finike alfabesini kullandılar.
İyonlar
Efes, Milet, Foça ve İzmir'de şehir devletleri halinde yaşadılar.
Denizcilikle uğraştılar.
Tıpta Hipograt,
Tarihte Heredot,
Matematikte Pisagor ve Tales,
Felsefede Diyojen en tanınmış bilginleridir.
Efesteki Artemis Tapınağı dünyanın 7 harikasındandır.
Urartular
Başkenti Tuşba (Van)'dır.
Taş işçiliği ile uğraştılar.
Oda şeklinde mezarlar yaptılar.
Tarım, hayvancılık ve madenciliğe önem verdiler.
Van'da Van Kalesi, Erzincan'da Altıntepe günümüze kalan eserleridir.
Ülkemizde Cumhuriyetin İlanından Günümüze Kadar Görev Yapan Cumhurbaşkanları
- Mustafa Kemal ATATÜRK (1923-1938)
- İsmet İNÖNÜ (1938-1950)
- Celal BAYAR (1950-1960)
- Cemal GÜRSEL (1960-1966)
- Cevdet SUNAY (1966-1973)
- Fahri KORUTÜRK (1973-1980)
- Kenan EVREN (1980-1989)
- Turgut ÖZAL (1989-1993)
- Süleyman DEMİREL (1993-2000)
- Ahmet Necdet SEZER (2000-2007)
- Abdullah GÜL (2007-2014)
- Recep Tayyip ERDOĞAN (2014- devam ediyor)
Atatürk İlke ve İnkılapları Nelerdir?
29 Ekim 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından Cumhuriyet resmen ilan
edilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile
birlikte Atatürk ilke ve inkılapları da uygulamaya konulmuştur. Atatürk
ilkeleri ile bu ilkeler doğrultusunda yapılan inkılapları elimizden geldiği
kadar derleyip toparlayarak sizlere faydalı olmaya çalıştık.
İnkılapçılık işlevselliğini yitirmiş bütün kurum ve kuruluşların kaldırılarak yerine çağdaş ve ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yenilerini kurmaktır. İnkılapçılık ilkesiyle ülkenin modern ve çağdaş bir yapı kazanması hedeflenmiştir. İnkılapçılık ilkesi doğrultusundayapılan inkılaplar;
Laiklik din ile devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır. Laikliğin amacı din ve vicdan özgürlüğü sağlamak, dini ayrımcılığı engellemek, dini siyasi amaçlarla kullanılmasına engel olmak, tüm yurttaşlara din ve ibadet hürriyeti sağlamaktır. Laiklik ilkesidoğrultusunda yapılan inkılaplar;
Devamını oku »
Cumhuriyet, millet egemenliğine dayanan ve yöneticilerin belirli süreler için
halk tarafından seçildiği idare şeklidir.
Cumhuriyet yönetiminde egemenlik, devleti yönetme hakkı ve
yetkisi millete ait olması hedeflenir. Cumhuriyetçilik ilkesi ile kişi hak
ve özgürlükleri güvence altına alınmış, ülke, halkın seçtiği vekiller
tarafından yönetilmeye başlanılmış, devlet anayasa ve yasalarla yönetilir
hale gelmiştir. Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar:
- TBMM'nin açılması
- Saltanatın Kaldırılması
- Cumhuriyetin ilan edilmesi
- Çok partili döneme geçişin denenmesi
- Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasıdır.
- Anayasanın kabul edilmesi (1921 ve 1924 anayasaları)
Millet aynı ülkede içerisinde yaşayan, aralarında dil, din, ırk, kültür
gibi ortak değerleri olan insan topluluğudur.
Milliyetçilik ise milletini sevmek, milletin birlik ve beraberliğinin
korunması, maddi ve manevi açıdan kalkınması için çalışmaktır. Milliyetçilik
ilkesi Kurtuluş Savaşının kazanılmasında halk arasında dayanışmayı arttırarak
milli mücadelenin kazanılmasında etkili olmuştur.
Milliyetçilik ilkesi ile ulusal birlik ve beraberliğin sağlanması ile
ulusun bağımsızlığı amaçlanmıştır. Milliyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar:- Yeni Türk Alfabesi kabul edilmesi,
- Türk Tarih Kurumu’nun kurulması,
- İstiklal Marşının Kabulü,
- Türk Dil Kurumu’nun kurulması,
- Kapitülasyonların kaldırılması,
- Kabotaj Kanunu’nun çıkarılmış,
- Türk Parasını Koruma Kanunu’nun çıkarılmasıdır.
Atatürk milliyetçiliğinde, milli birlik ve beraberliği güçlendiren unsurlar
ise; Milli Eğitim, Misak-ı Milli, Dil, tarih, kültür ve amaç birliği, Milli
Kültür, Türklük şuur ve manevi değerlerdir.
3-
Halkçılık
Aynı ülkede yaşayan ve yaşadığı ülkeyi vatanı kabul eden insanların hepsine birden halk denir. Demokrasinin temelini Halkçılık ilkesi oluşturur. Çünkü bu ilke devletin sunduğu olanaklardan (dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet farkı gözetmeksizin) herkesin eşit sayılmasını esas almıştır. Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılaninkılaplar;
Aynı ülkede yaşayan ve yaşadığı ülkeyi vatanı kabul eden insanların hepsine birden halk denir. Demokrasinin temelini Halkçılık ilkesi oluşturur. Çünkü bu ilke devletin sunduğu olanaklardan (dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet farkı gözetmeksizin) herkesin eşit sayılmasını esas almıştır. Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılaninkılaplar;
- Türk Medeni Kanunu kabul edilmesi,
- Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi,
- Aşar vergisinin kaldırılması,
- Soyadı Kanunu çıkarılarak herkese bir soyadı verilmiş ve lakaplar (hoca, molla, efendi, hazret vs.) kaldırılması,
- Kılık-kıyafet kanununun çıkarılmasıdır.
4- Devletçilik
Devletçilik ilkesi ile toplumunun, çağdaş uygarlık ve refah düzeyinin yükseltilmesi için devlet ile milletin işbirliği içinde çalışarak sosyal, kültürel ve ekonomik alanda ülke kalkınmasının sağlanması amaçlanmıştır. Devletçilikilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar;
Devletçilik ilkesi ile toplumunun, çağdaş uygarlık ve refah düzeyinin yükseltilmesi için devlet ile milletin işbirliği içinde çalışarak sosyal, kültürel ve ekonomik alanda ülke kalkınmasının sağlanması amaçlanmıştır. Devletçilikilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar;
- Demir yolunun yaygınlaştırılması,
- İzmir Ekonomi Kongresi’nin yapılması,
- Birinci beş yıllık kalkınma planının yapılması,
- Fabrika, yol ve hastanelerin yapılması,
- Sümerbank ve Etibank’ın kurulması,
- Ağır sanayi hamlelerinin yapılması,
- Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurulması (yer altı zenginliklerini araştırmak için)
- Aşar vergisi kaldırılmasıdır.
İnkılapçılık işlevselliğini yitirmiş bütün kurum ve kuruluşların kaldırılarak yerine çağdaş ve ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yenilerini kurmaktır. İnkılapçılık ilkesiyle ülkenin modern ve çağdaş bir yapı kazanması hedeflenmiştir. İnkılapçılık ilkesi doğrultusundayapılan inkılaplar;
- Eğitim ve kültürel alanlarda yapılan inkılaplar,
- Sosyal ve siyasi alanlarda yapılan inkılaplar,
- Ekonomik alanda yapılan inkılaplardır.
Laiklik din ile devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır. Laikliğin amacı din ve vicdan özgürlüğü sağlamak, dini ayrımcılığı engellemek, dini siyasi amaçlarla kullanılmasına engel olmak, tüm yurttaşlara din ve ibadet hürriyeti sağlamaktır. Laiklik ilkesidoğrultusunda yapılan inkılaplar;
- Medeni Kanunun kabul edilmesi,
- Medreselerin kapatılması,
- Saltanat ve halifeliğin kaldırılması,
- Tekke, zaviye ve türbeler kapatılması,
- Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabul edilmesi,
- Anayasadan “Devletin dini İslam’ dır” maddesinin çıkarılmasıdır.
Atatürk İnkılapları Alanlarına Göre Örnekler :
Atatürk'un siyasi alandaki yenilikleri: Cumhuriyetin ilanı, TBMM'nin açılması, Saltanatın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması
Atatürk'ün toplumsal alandaki yenilikleri: Kılık kıyafet değişikliği, şapka devrimi,
Atatürk'ün hukuki alandaki yenilikleri: Türk Medeni Kanunu, Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi,
Atatürk'ün eğitim alanındaki yenilikleri: Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Türk Dil Kurumu,
Atatürk'ün ekonomik alandaki yenilikleri: Etibank, Sümerbank, Kabotaj Kanunu, MTA'nın kurulması
Atatürk'un siyasi alandaki yenilikleri: Cumhuriyetin ilanı, TBMM'nin açılması, Saltanatın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması
Atatürk'ün toplumsal alandaki yenilikleri: Kılık kıyafet değişikliği, şapka devrimi,
Atatürk'ün hukuki alandaki yenilikleri: Türk Medeni Kanunu, Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi,
Atatürk'ün eğitim alanındaki yenilikleri: Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Türk Dil Kurumu,
Atatürk'ün ekonomik alandaki yenilikleri: Etibank, Sümerbank, Kabotaj Kanunu, MTA'nın kurulması
Temel Hak ve Özgürlüklerimiz Nelerdir?
Temel Haklar
Temel haklar insanın doğuştan sahip olduğu, insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Bunlar;
Yasama Görevi: Devlet temel hak ve özgürlüklerin korunması ve sınırlarının belirlenmesi için gerekli kanunları yapmalıdır. Bu yetki TBMM'nindir.
Yürütme Görevi: Devletin vatandaşlara gereken hizmeti vermesi için gereken etkinlikleri yapmasıdır.
Yargı Görevi: Bireylerin birbirleri ile ve devlet ile olan sorunlarını çözmek yargının görevidir. Yargı görevi bağımsız mahkemelere aittir.
Devletin Kişi Özgürlüğüne İlişkin Görevleri: Temel haklar, devletler tarafından korunsun ya da korunmasın insanlar bu haklara sahiptir. Devletler bu hakları korumak için gerekli düzenlemeleri yapmalı gereken kanunları çıkarmalıdır. Temel hak ve özgürlüklerin korunması bilim sanat ve edebiyatın gelişmesi, toplumun refah ve mutluluğunun gelişmesi, devletin siyasi, askeri ve ekonomik gücünün artması için mutlaka korunmalıdır.
Hak Nedir: Kanunlarla korunan menfaatlerdir. Yasal, toplumsal veya ahlaki özgürlük veya yetkilerdir.
Devamını oku »
Temel haklar insanın doğuştan sahip olduğu, insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Bunlar;
- Yaşama Hakkı: En temel
haktır. Hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz sınırlandırılamaz. Herkes
yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
- Eğitim hakkı: Bütün
insanlar eğitim-öğretim hakkına sahiptir. Kimse eğitim-öğretim görme
hakkından mahrum bırakılamaz.
- Kişi dokunulmazlığı hakkı: Kişilerin beden hem ruh
bütünlüğünü korumaya yöneliktir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı
haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Kimseye işkence ve
eziyet yapılamaz, insan hassasiyetiyle bağdaşmayan cezai bir muameleye
tabi tutulamaz.
- Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı: Herkes
sağlıklı bir çevrede yaşama ve sağlığını koruyacak tedbirler alma hakkına
sahiptir.
- Özel hayatın gizliliği hakkı: Herkes özel yaşamına ve aile hayatına saygı
gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Kanunla belirlenen özel durumlar
dışında hiç kimsenin evi, özel eşyaları aranamaz, haberleşme araçları
dinlenemez.
- Seçme ve seçilme hakkı: Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız veya siyasi
bir parti içinde siyasi faaliyetlerde bulunma ve oy kullanma hakkına
sahipti.
- Konut dokunulmazlığı hakkı: Hiç kimsenin konutuna
dokunulamaz. Yasayla yetkili kılınmış kurumların yazılı emirleri
bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve eşyalarına el
konulamaz.
- Dilekçe hakkı: Herkes şikâyetlerini ve
isteklerini yetkili makamlara ve TBMM'ye iletme hakkına sahiptir.
- Çalışma hakkı: Herkes, insanlık onuruna yaraşır bir şekilde
yaşayabilmek için çalışabilme hakkına sahiptir.
İnsanların kişiliğini geliştirme ve insanca yaşayabilmesi için
başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce yaşayabilmesini sağlayan
haklardır. Bu haklar:
- Düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğü: Bireylerin bilgi edinebilmesi,
edindiği bilgiler sonucunda bir kanaat oluşturması, düşüncelerini ifade
edebilmesi ve düşüncelerinden dolayı kınanmaması ve düşüncelerini yayabilmesidir.
- Din ve vicdan özgürlüğü: Herkes vicdan,
dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
- Yerleşme ve seyahat etme özgürlüğü: Herkes yerleşme ve seyahat
hürriyetine sahiptir.
- Toplantı hak ve özgürlüğü: Kişilerin toplu
olarak herhangi bir konudaki düşüncelerini halka açıklamak için toplantı
düzenlemesi veya gösteri yürüyüşü yapmasıdır.
- Haberleşme özgürlüğü : Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir. Kişinin bilgi ve izni
bulunmaksızın telefonları dinlenemez, mektupları açılamaz ve okunamaz.
- Bilim sanat özgürlüğü: Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme hakkına sahiptir.
- Basın özgürlüğü: Herkes düşünce
ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarlar tek başına veya
toplu olarak açıklama hakkına ve yayma hakkına sahiptir.
- Doğumla başlar, ölümle biter.
- Evrenseldir. Dünya’nın her
yerinde geçerlidir.
- Dokunulamaz, devredilemez ve
vazgeçilemez özellikler taşırlar.
- Tamamı bir bütündür. Bir tanesi
bile olmazsa veya kullanılmazsa diğerleri bir işe yaramaz.
- Yaşama hakkımızın dışındaki
diğer tüm haklar sıkıyönetim, savaş, bulaşıcı hastalıklar, nüfus sayımları
gibi insan hayatının söz konusu olduğu olağanüstü durumlarda
sınırlandırılabilir. Normal durumlarda hakların sınırlandırılması asla söz
konusu olamaz.
- Başkalarının hak ve
özgürlüklerinin başladığı yerde bizim hak ve özgürlüklerimiz biter.
- Her devlet düzenlediği anayasa
ve yasalarla İnsan haklarını güvence altına almak zorundadır.
- Bütün haklar uluslararası belgeler ve kuruluşlar tarafından da koruma altına alınırlar.
Yasama Görevi: Devlet temel hak ve özgürlüklerin korunması ve sınırlarının belirlenmesi için gerekli kanunları yapmalıdır. Bu yetki TBMM'nindir.
Yürütme Görevi: Devletin vatandaşlara gereken hizmeti vermesi için gereken etkinlikleri yapmasıdır.
Yargı Görevi: Bireylerin birbirleri ile ve devlet ile olan sorunlarını çözmek yargının görevidir. Yargı görevi bağımsız mahkemelere aittir.
Devletin Kişi Özgürlüğüne İlişkin Görevleri: Temel haklar, devletler tarafından korunsun ya da korunmasın insanlar bu haklara sahiptir. Devletler bu hakları korumak için gerekli düzenlemeleri yapmalı gereken kanunları çıkarmalıdır. Temel hak ve özgürlüklerin korunması bilim sanat ve edebiyatın gelişmesi, toplumun refah ve mutluluğunun gelişmesi, devletin siyasi, askeri ve ekonomik gücünün artması için mutlaka korunmalıdır.
Hak Nedir: Kanunlarla korunan menfaatlerdir. Yasal, toplumsal veya ahlaki özgürlük veya yetkilerdir.
Özgürlük Nedir: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma,
herhangi bir şarta bağlı olmama durumu ya da her türlü dış etkiden bağımsız
olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi
durumu, hürriyet.
Demokrasi Nedir: Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimidir.
Eşitlik Nedir: Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumudur.
Aile Nedir: Toplumun esas yapısını meydana getiren en küçük bütün
Akrabalık Nedir:
Kan bağı ve evlilik yolu ile bir birlerine bağlanan kimselerdir.
Cumhuriyet Nedir:
Milletin egemenliğini belli sürelerde seçtiği milletvekilleri ile kullandığı
yönetim biçimi
Din Nedir:
İnsanları tanrıya inanış ve bağlanışı
Değer Nedir:
Bir kimsenin veya bir şeyin taşıdığı yararlı nitelikler
Değişim ve Süreklilik Nedir: Yenilikleri takip etmek ve onlara uymak
Gelenek Nedir:
Bir toplumda soydan gelen ruhsal ve kültür etmenlerinden her biri
Giyim Nedir:
Giyilen eşyaların bütünü.
Kültür Nedir:
Bir topluluğun manevi özelliğini oluşturan gelenek, fikir, yaşayış ve sanat
varlıklarının bütünü.
Kültürel Öğe Nedir: Kültürle ilgili olan her şey.
Kronoloji Nedir:
Olayların zaman ve tarihini inceleyen bilim.
Liderlik Nedir:
Bir toplulukta kendine uyanlar, idare eden birey.
Laiklik Nedir:
Din işlerinin devlet işlerinden ayrılması.
Milli Kültür Nedir: Milletlere ait kültür.
Saltanat Nedir:
Bolluk, zenginlik, sultanlık.
Savaş Nedir:
Devletlerin çeşitli amaçlarla birbirleriyle yaptıkları silahlı mücadele.
Sanat Nedir:
Bir duygu ve düşünceyi anlatan yolların bütünü.
Vatan Nedir:
Üzerinde yaşanılan toprak parçası.
Yer Nedir:
Ayak basılan zemin
Doğal Kaynaklarımız Nelerdir?
Meydana gelme
aşamalarında hiçbir insan aklı ve müdahalesi ile makine tekniği kullanılmadan
doğada kendiliğinden oluşmuş bütün zenginlik kaynaklarına “Doğal Kaynak” denir.
Yani doğada kendiliğinden oluşmuş ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her
türlü bileşene doğal kaynak denilmektedir.
Dünya üzerinde yapılan
pek çok faaliyetin temelinde doğal kaynaklar vardır. Diğer faaliyetler bu
kaynaklar üzerinde şekillenir. Örneğin; beşeri bir faaliyet olan tarım,
doğal bir kaynak olan tarım topraklarında yapılır.
Doğal kaynaklar, canlı
ve cansız çevreyi belirleyen çevre bileşenleridir. Teknolojik gelişmeler kimi
zaman doğal kaynakların daha kolay ve verimli olarak kullanılmalarını
sağlarken, kimi zamanda aşırı kullanılmaları nedeniyle süratle tüketilmelerine
veya bozulmalarına neden olmaktadır. Özellikle oksijen, Su, bitki örtüsü,
petrol gibi kaynakların büyük bir hızla azalması, canlıların yaşam alanlarını
kısıtlamakta, çevresel felaketlere yol açabilecek iklim değişiklikleri
yaratmaktadır.
1.
Hava
2.
Su
3.
Toprak
4.
Bitki örtüsü
5.
Hayvanlar
6.
Madenler
Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik
göstermektedir. Günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem ya da evlerimizde
kullandığımız eşyalar birer doğal kaynaklara örnek verilebilir. Doğal kaynaklar
çeşitlilik bakımından oldukça zengin olup, tükenmeyen doğal kaynaklar
ve
tükenebilen doğal kaynaklar şeklinde sınıflandırılmaktadır. Tükenmeyen
doğal kaynaklar iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;
a- Tükenmeyen (Daimi)Doğal Kaynaklar: Kullanıldığı zaman
kendilerini üreme veya madde döngüleri yoluyla yenileyerek tükenmeyen
kaynaklardır. Genelde canlı kaynakların tümü bu gruba girmektedir.
·
Rüzgâr
·
Su
·
Güneş
·
Dalgadır.
b- Belirli Şartlarda Kendini Yenileyebilen Doğal Kaynaklar:
Belli ölçülerde kullanıldığı zaman
veya olağan yıllık artışlarını aşmayacak şekilde kullanıldığı sürece madde
döngüler yoluyla kendilerini yenileyebilen kaynaklardır.
·
Orman
·
Jeotermal Enerji
·
Toprak
·
Hava
·
Petrol
·
Doğalgaz
·
Kömürler
·
Madenlerdir.
Canlı doğal kaynakları
bitki, hayvan ve mikro organizmalardan oluşan biyolojik çeşitlilik
oluşturmaktadır.
Cansız doğal kaynakları ise hava, toprak, su ve yer altı
zenginliklerinden (madenler ve fosil yakıtlar) oluşturmaktadır.
·
Sanayi Devrimi’nin
yaşanmasına neden olmuştur.
·
Araç ve gereçlerin
yapımında kullanılır.
·
Ülkelerin ekonomik
kalkınmasına katkıda bulunurlar.
·
Bazı sektörlerin
doğmasına veya var olan sektörlerin gelişmesini sağlarlar.
·
İnsanların dinlenme ve eğlenmesini sağlarlar.
Ülkemiz doğal kaynaklar
bakımından çok zengindir. Birçok yeraltı ve yer üstü doğal kaynaklara sahiptir.
Bunlar:
Sular: Üç tarafı
denizlerle kaplı olan ülkemiz su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Bu su
kaynakları ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Akarsular ve
barajlardan enerji elde edilebildiği gibi turistik açıdan da oldukça önemli bir
yere sahiptirler. Karadeniz, Ege Denizi ve Ak Denize kıyısı olan ve bir iç
deniz olan Marmara Denizini bünyesine alan ülkemiz, deniz ticareti, deniz
turizmi ve balıkçılık vb. deniz ürünleri bakımından da ülke ekonomisine oldukça
büyük katkılar sağlamaktadır.
Madenler: Ülkemiz
maden rezervleri bakımından da oldukça zengindir. Doğu Anadolu Bölgesi madenler
bakımından en zengin bölgemizdir. Çok sayıda maden ürününü ihraç etmekteyiz.
Bunlardan bazıları; bakır, krom, civa, bor, zımpara taşı, tuz, ham demir,
magnezyumdur. Madenlerimiz ülkemizin çeşitli bölgelerinden çıkarılmaktadır.
Ormanlar: Türkiye bir
orman cennetidir. Ormanlar canlıların oksijen kaynağı olduğu için özenle
korunmalıdır. Kereste ve kâğıt gibi bazı sanayi dallarında orman ürünleri
(ağaç) hammadde olarak kullanılmaktadır. Turistik gezilerde ormanlar ülkemizin
tanıtılmasında rol oynamaktadır.
Turistik Yöreler:
Türkiye bir doğa harikası ve tam bir turizm cennetidir. Asırlık geçmişi ile
türlü medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Turistik doğal güzelliklerimizden
(Pamukkale, Peri Bacaları) bunlardan sadece birkaç tanesidir. Gerek yurt içi
gerek se yurt dışından binlerce turist buralara akın etmektedir. Dolayısıyla
ekonomimize de olumlu katkılar bırakmaktadır.
Doğada volkanların, denizlerin, akarsuların oluşturduğu yer şekillerine denir. Doğal güzelliklere örnekler:
- Peri Bacaları
- Pamukkale
- Damlataş Mağarası
- Ihlara Vadisi
- Ağrı Dağı
- Abant Gölü
- Uzun Göl
- Manavgat Şelalesi
- Ölü Deniz
Geçmişte yaşamış uygarlıklardan günümüze ulaşabilen eserlerdir. Tarihi güzelliklere örnekler:
- Efes Antik Şehri
- Saat Kulesi
- Anadolu Hisarı
- Aspendos Tiyatrosu
- Selimiye Camii
- Ayasofya Müzesi
- Topkapı Sarayı
- Sümela Manastırı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


