Atatürk'ün Bilimle İlgili Sözleri Nelerdir?

 
  • Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. (Hayatta en hakiki mürşit ilimdir fen dir. İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.
  • Bilim gerçeği bilmektir.
  • Bilim ve fen neredeyse oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
  • Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmemiz en belirgin özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bunun delilidir.
  • Akı ve mantığın çözümleyemeyeceği mesele yoktur.
  • İli tercüme ile olmaz, inceleme ile olur.
  • İlim ve Fen'in dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilimin ve fen in yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır.
  • Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir.
  • İnsanların hayatına, faaliyetine egemen olan kuvvet, yaratma icat yeteneğidir.
  • Dünyadaki her şey için medeniyet için hayat için en gerçek yol gösterici bilimdir.
  • Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener. O halde halkı aydınlatmak lazımdır.
  • İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak zorunludur.
Devamını oku »

Leonardo Da Vinci, Mimar Sinan, Galileo Galilei

Leonardo Da Vinci


Tam Adı: Leonardo di Ser Piero Da Vinci
Doğum: 15 Nisan 1452 - İtalya' da
Ölüm : 2 Mayıs 1519 (67 yaşında) - Fransa'da
Uyruk: İtalyan
Alanı: Sanat ve Bilimin çeşitli dalları
Katıldığı Akımlar: Yüksek Rönesans
Ünlü Yapıtları: Mona Lisa, Son Akşam Yemeği, Vitruvius Adamı




Mimar Sinan


Doğum: 29 Mayıs 1489 Ağırnas'ta
Ölüm : 17 Temmuz 1588 (99 yaşında) İstanbul'da
Vatandaşlık: Osmanlı İmparatorluğu
Mimarlık Tarzı: Osmanlı Mimarisi
Ünlü Yapıtları: Selimiye Camii, Süleymaniye Camii, İbrahim Paşa Sarayı





Galileo Galilei


Doğum: 15 Şubat 1564 - Pisa, İtalya
Ölüm: 8 Ocak 1642 (77 yaşında) Arcetri, İtalya
Milliyeti: İtalyan
Dalı: Gökbilimi, Fizik ve Matematik
Öğrenimi: Pisa Üniversitesi
Çalıştığı Yerler: Pisa Üniversitesi,
Önemli Başarıları: Kinematik, Dinamik, Teleskop, Gün merkezlilik

Devamını oku »

Kavramlar

Bölge : Sınırları idari ekonomik birliğe, toprak iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerindeki insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası.

Bütçe : Devletin, bir kuruluş, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerin tümü.

Doğal Kaynak: İnsan eli değmeden kendiliğinden oluşmuş kaynaklar. Doğada oluşan kaynaklar (kömür, petrol vb)

Ekonomi: İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkiler bütünü

Ekonomik Faaliyet: Meslekleri gruplayan dallardan biri

Emek: Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü

Enerji: Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde çıkan güç

Gelir: Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda belli yerlerden gelen para

Gider: Bir iş için harcanan paranın tümü, masraf

Girişimci: Üretim için bir işe girişen kalkışan kişi, müteşebbis

Göç: Bireylerin veya toplulukların bir yerden diğer yere taşınma işi

İhracat: Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye satması

İsraf: Gereksiz harcama

İş Bölümü: Bir işi iki yada daha fazla kişi arasında bölme

İstek: Bir şeye duyulan arzu

İhtiyaç: Gereksinim

İşsizlik: İşsiz olma, iş bulamama durumu

İthalat: Başka bir ülkeden mal satın alma

Kaynak: Bir şeyin çıktığı yer

Meslek: Belli eğitim ile kazanılan sistemli, insanlara yararlı mal üretmek

Para: Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kağıt veya metalden ödeme aracı

Pazar: Satıcıların belirli günlerde mallarını satmak için sergilediği geçici yer

Tasarruf: Birikim, tutum

Ticaret: Ürün, mal alım satımı

Turizm: Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi

Tüketim: Tüketme işi

Ulaşım: Bir yerden bir yere gidiş geliş

Üretim: Belirli işlemler sonucu yeni bir ürün meydana getirme

Ücret: İş gücünün karşılığı olan para veya mal

Ürün: Üretilen yararlı şey

Afet: tabiat olayları (sel, deprem, fırtına vb.)

Beşeri Ortam: İnsanların doğayı değiştirerek oluşturdukları ihtiyaçlarını karşılayan ortam

Bölge: Benzer nitelikleri olan arazi parçası, yer, kısım

Çevre: Bir şeyin yakını

Çevre Kirliliği: Biyolojik ve kimyasal atıkların çevrede oluşturduğu etki

Doğal Ortam: Kendiliğinden oluşmuş, insan eli değmemiş ortam

Kentleşme: Modernleşme (köy hayatından şehir hayatına geçme)

Nüfus: Bir ülkede veya şehirde yaşayan kişi sayısı

Yer: Bir şeyin konulduğu alan, kara parçası (mekan)

Yerleşme: Yer tutmak, bir yere girmek

Yön: Bir yere gitmek için izlenmesi gereken yol
Devamını oku »

İklim ve İnsan Faaliyetleri

Hava Olayı : Sıcaklık, yağış, rüzgar gibi oluşumlara hava olayları denir.
Hava Durumu : Bir yerde kısa bir süre için etkili olan hava olaylarına hava durumu denir.
İklim : Bir bölgede uzun süreli etkili olan karakteristik hava koşullarına iklim denir. İklim hava olaylarının uzun zamanlı (30-50 yıl) ortalamasıdır. İklim; konut tipini, tarımı, ulaşımı, giyinmeyi, hayvancılığı, turizmi, beslenmeyi ve bitki örtüsünü etkiler.

Ülkemizde neden 3 iklim görülür?

Ülkemizde farklı iklim çeşitlerinin görülmesine neden olan en önemli unsur özel koşullardır. Bunlar:
  • Türkiye'nin 3 tarafının denizlerle çevrili olması,
  • Kuzey ve Güney'deki sıra dağlarının kıyıya doğru paralel olarak uzanması,
  • Batıdan doğuya doğru yükseltinin artması,
  • Yer şekillerinin kısa mesafede çeşitlilik göstermesidir.
Doğada İnsanları Yerleşmek İçin Tercih Ettiği Yerlerin Genel Özellikleri Nelerdir?
  • Ilaman ve yağışlı iklimlerin görülmesi
  • Sanayi, ulaşım ve ticaretin gelişmiş olması
  • Geniş ve verimli ovalık alanların bulunması
  • Zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasıdır.
Türkiye'nin Yedi Coğrafi Bölgeye Ayrılmasında Göz Önünde Bulundurulan Özellikler Nelerdir?
  • Nüfus özellikleri
  • Ekonomik faaliyetler
  • Yeryüzü şekilleri
  • İklim
  • Bitki örtüsüdür.
Devamını oku »

Yeryüzünde Yaşam

Taş Devri : İnsanların doğayla mücadele ederek doğaya hakim olmaya başladığı dönemdir.
Kabataş Devri : İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir. İnsanlar taşı işlemeden (doğal haliyle) kullanıyorlardı.
Yontma Taş Devri: Taş, ağaç ve kemik yontulurdu. İnsanlar avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlardı. Dönemin sonlarına doğru ateşi buldular. Bu dönemin karakteristik buluntuları Karain ve Beldibi Mağaralarında (Antalya) bulunan ilkel el baltalarıdır.
Cilalı Taş Devri: Tarımsal faaliyetlerin başlaması ile yerleşik yaşam tarzı benimsendi. İnsan üretici duruma geçti. Ticarette takas usulü uygulandı ve hayvanlar evcilleştirildi. Tekerlek ilk kez bu dönemde kullanıldı. Bu döneme ait kalıntılar Çayönü (Diyarbakır), Çatalhöyük (Konya)'da bulundu.
Maden Devri:
Bakır Devri: Altın, bakır ve gümüş işlemeciliği vardı. Daha çok bulunmasından dolayı en çok bakır işlenirdi.
Tunç Devri: Bakır ve kalayın karışımından elde edilen tunç sağlamlığı nedeniyle bakırdan çok kullanılmaya başlanıldı. Bu dönemde ilk şehir devletleri kuruldu ve yazı Anadolu'ya geldi.
Demir Devri: Yerleşim alanlarının genişlediği ve mimarinin geliştiği bu dönemde genel hammadde demirdir.
Tarih Devirleri: Yazının icadından günümüze kadar ki dönemdir.
İlk Çağ : Yazının icadı (M.Ö. 35 00) Kavimler Göçü (M.S.375)
Orta Çağ : Kavimler Göçü (M.S. 375) İstanbul'un Fethi (1453)
Yeni Çağ : İstanbul'un Fethi (1453) Fransız İhtilali (1789)
Yakın Çağ : Fransız İhtilali (1789) Günümüz....

Devamını oku »

Anadolu'da Kurulan Uygarlıklar

Hititler
Başkenti Hattuşaş (Çorum-Boğazköy)
Kral aynı zamanda başrahip, başkomutan ve baş yargıç tı.
Kraldan sonra en yetkili kişi Tavananna adı verilen kraliçedir.
Tarihte bilinen ilk meclisi kurdular. (pankuş meclisi)
Hitit ülkesine aynı zamanda "Bin Tanrı İli" de denmekteydi.
Tanrılarına hesap vermek amacıyla yaşadıkları olayları "Anal" adı yıllıklara kaydediyorlardı.
Çivi yazısı ve hiyeroglif kullandılar.
Tarihteki ilk yazılı antlaşma olan "Kadeş Antlaşması" nı yaptılar.

Firigler
Başkenti Gordion (Ankara)
Krallarına Midas unvanı verdiler.
Tarım ve hayvancılık faaliyetlerini korumak için sert kanunlar yaptılar.
Fibula denilen çengelli iğneyi icat ettiler.
Tapates adı verilen kilimleri çok ünlüdür.
En önemli tanrıları Bereket ve Toprak Tanrıçası olan Kibele'dir
Tümülüs yaptılar.

Lidyalılar
Gediz ve Menderes ırmakları arasında kuruldu.
Başkenti Sard (Manisa)' dır.
Efesten başlayıp Meozpotamya' ya kadar uzanan Kral Yolu'nu yaptılar.
Parayı icat ettiler.
Ücretli askerler çalıştırdılar.
Finike alfabesini kullandılar.

İyonlar
Efes, Milet, Foça ve İzmir'de şehir devletleri halinde yaşadılar.
Denizcilikle uğraştılar.
Tıpta Hipograt,
Tarihte Heredot,
Matematikte Pisagor ve Tales,
Felsefede Diyojen en tanınmış bilginleridir.
Efesteki Artemis Tapınağı dünyanın 7 harikasındandır.

Urartular
Başkenti Tuşba (Van)'dır.
Taş işçiliği ile uğraştılar.
Oda şeklinde mezarlar yaptılar.
Tarım, hayvancılık ve madenciliğe önem verdiler.
Van'da Van Kalesi, Erzincan'da Altıntepe günümüze kalan eserleridir.
Devamını oku »

Ülkemizde Cumhuriyetin İlanından Günümüze Kadar Görev Yapan Cumhurbaşkanları

Devamını oku »

Atatürk İlke ve İnkılapları Nelerdir?

29 Ekim 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından Cumhuriyet resmen ilan edilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Atatürk ilke ve inkılapları da uygulamaya konulmuştur. Atatürk ilkeleri ile bu ilkeler doğrultusunda yapılan inkılapları elimizden geldiği kadar derleyip toparlayarak sizlere faydalı olmaya çalıştık.

Cumhuriyet, millet egemenliğine dayanan ve yöneticilerin belirli süreler için halk tarafından seçildiği idare şeklidir.
Cumhuriyet yönetiminde egemenlik, devleti yönetme  hakkı ve yetkisi millete ait olması hedeflenir. Cumhuriyetçilik ilkesi ile kişi hak ve özgürlükleri güvence altına alınmış, ülke, halkın seçtiği vekiller tarafından yönetilmeye başlanılmış, devlet anayasa ve yasalarla yönetilir hale gelmiştir. Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar:
  •  TBMM'nin açılması
  • Saltanatın Kaldırılması
  • Cumhuriyetin ilan edilmesi
  • Çok partili döneme geçişin denenmesi
  • Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasıdır.
  • Anayasanın kabul edilmesi (1921 ve 1924 anayasaları)

2-      Milliyetçilik
 
Millet aynı ülkede içerisinde yaşayan, aralarında dil, din, ırk, kültür gibi ortak değerleri olan insan topluluğudur.
Milliyetçilik ise milletini sevmek, milletin birlik ve beraberliğinin korunması, maddi ve manevi açıdan kalkınması için çalışmaktır. Milliyetçilik ilkesi Kurtuluş Savaşının kazanılmasında halk arasında dayanışmayı arttırarak milli mücadelenin kazanılmasında etkili olmuştur.
Milliyetçilik ilkesi ile ulusal birlik ve beraberliğin sağlanması ile ulusun bağımsızlığı amaçlanmıştır.  Milliyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar:
  • Yeni Türk Alfabesi kabul edilmesi,
  • Türk Tarih Kurumu’nun kurulması,
  • İstiklal Marşının Kabulü,
  • Türk Dil Kurumu’nun kurulması,
  • Kapitülasyonların kaldırılması,
  • Kabotaj Kanunu’nun çıkarılmış,
  • Türk Parasını Koruma Kanunu’nun çıkarılmasıdır.
Atatürk milliyetçiliğinde, milli birlik ve beraberliği güçlendiren unsurlar ise; Milli Eğitim, Misak-ı Milli, Dil, tarih, kültür ve amaç birliği, Milli Kültür, Türklük şuur ve manevi değerlerdir.

3-      Halkçılık

Aynı ülkede yaşayan ve yaşadığı ülkeyi vatanı kabul eden insanların hepsine birden halk denir. Demokrasinin temelini Halkçılık ilkesi oluşturur. Çünkü bu ilke devletin sunduğu olanaklardan (dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet farkı gözetmeksizin) herkesin eşit sayılmasını esas almıştır. Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılaninkılaplar;
  • Türk Medeni Kanunu kabul edilmesi,
  • Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi,
  • Aşar vergisinin kaldırılması,
  • Soyadı Kanunu çıkarılarak herkese bir soyadı verilmiş ve lakaplar (hoca, molla, efendi, hazret vs.) kaldırılması,
  • Kılık-kıyafet kanununun çıkarılmasıdır.
4- Devletçilik

Devletçilik ilkesi ile toplumunun, çağdaş uygarlık ve refah düzeyinin yükseltilmesi için devlet ile milletin işbirliği içinde çalışarak sosyal, kültürel ve ekonomik alanda ülke kalkınmasının sağlanması amaçlanmıştır. Devletçilikilkesi doğrultusunda yapılan inkılaplar;
  • Demir yolunun yaygınlaştırılması,
  • İzmir Ekonomi Kongresi’nin yapılması,
  • Birinci beş yıllık kalkınma planının yapılması,
  • Fabrika, yol ve hastanelerin yapılması,
  • Sümerbank ve Etibank’ın kurulması,
  • Ağır sanayi hamlelerinin yapılması,
  • Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurulması (yer altı zenginliklerini araştırmak için)
  • Aşar vergisi kaldırılmasıdır.
5-      İnkılapçılık

İnkılapçılık işlevselliğini yitirmiş bütün kurum ve kuruluşların kaldırılarak yerine çağdaş ve ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yenilerini kurmaktır. İnkılapçılık ilkesiyle ülkenin modern ve çağdaş bir yapı kazanması hedeflenmiştir.  İnkılapçılık ilkesi doğrultusundayapılan inkılaplar;
  • Eğitim ve kültürel alanlarda yapılan inkılaplar,
  • Sosyal ve siyasi alanlarda yapılan inkılaplar,
  • Ekonomik alanda yapılan inkılaplardır.
6-      Laiklik

Laiklik din ile devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır. Laikliğin amacı din ve vicdan özgürlüğü sağlamak, dini ayrımcılığı engellemek, dini siyasi amaçlarla kullanılmasına engel olmak, tüm yurttaşlara din ve ibadet hürriyeti sağlamaktır. Laiklik ilkesidoğrultusunda yapılan inkılaplar;
  • Medeni Kanunun kabul edilmesi,
  • Medreselerin kapatılması,
  • Saltanat ve halifeliğin kaldırılması,
  • Tekke, zaviye ve türbeler kapatılması,
  • Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabul edilmesi,
  • Anayasadan “Devletin dini İslam’ dır” maddesinin çıkarılmasıdır.
Atatürk İnkılapları Alanlarına Göre Örnekler :

Atatürk'un siyasi alandaki yenilikleri: Cumhuriyetin ilanı, TBMM'nin açılması, Saltanatın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması
Atatürk'ün toplumsal alandaki yenilikleri: Kılık kıyafet değişikliği, şapka devrimi,
Atatürk'ün hukuki alandaki yenilikleri: Türk Medeni Kanunu, Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi,
Atatürk'ün eğitim alanındaki yenilikleri: Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Türk Dil Kurumu,
Atatürk'ün ekonomik alandaki yenilikleri: Etibank, Sümerbank, Kabotaj Kanunu, MTA'nın kurulması

Devamını oku »

Temel Hak ve Özgürlüklerimiz Nelerdir?

Temel Haklar
Temel haklar insanın doğuştan sahip olduğu, insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Bunlar;

  1. Yaşama Hakkı: En temel haktır. Hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz sınırlandırılamaz. Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
  2. Eğitim hakkı: Bütün insanlar eğitim-öğretim hakkına sahiptir. Kimse eğitim-öğretim görme hakkından mahrum bırakılamaz.
  3. Kişi dokunulmazlığı hakkı: Kişilerin beden hem ruh bütünlüğünü korumaya yöneliktir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, insan hassasiyetiyle bağdaşmayan cezai bir muameleye tabi tutulamaz.
  4. Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı: Herkes sağlıklı bir çevrede yaşama ve sağlığını koruyacak tedbirler alma hakkına sahiptir.
  5. Özel  hayatın gizliliği hakkı: Herkes özel yaşamına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Kanunla belirlenen özel durumlar dışında hiç kimsenin evi, özel eşyaları aranamaz, haberleşme araçları dinlenemez.
  6. Seçme ve seçilme hakkı: Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız veya siyasi bir parti içinde siyasi faaliyetlerde bulunma ve oy kullanma hakkına sahipti.
  7. Konut dokunulmazlığı hakkı: Hiç kimsenin konutuna dokunulamaz. Yasayla yetkili kılınmış kurumların yazılı emirleri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve eşyalarına el konulamaz.
  8. Dilekçe hakkı: Herkes şikâyetlerini ve isteklerini yetkili makamlara ve TBMM'ye iletme hakkına sahiptir.
  9. Çalışma hakkı: Herkes, insanlık onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmek için çalışabilme hakkına sahiptir.
Temel Özgürlükler
 İnsanların kişiliğini geliştirme ve insanca yaşayabilmesi için başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce yaşayabilmesini sağlayan haklardır. Bu haklar:  
  1. Düşünce, kanaat ve ifade özgürlüğü: Bireylerin bilgi edinebilmesi, edindiği bilgiler sonucunda bir kanaat oluşturması, düşüncelerini ifade edebilmesi ve düşüncelerinden dolayı kınanmaması ve düşüncelerini yayabilmesidir.
  2. Din ve vicdan özgürlüğü: Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
  3.  Yerleşme ve seyahat etme  özgürlüğü: Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
  4. Toplantı hak ve özgürlüğü: Kişilerin toplu olarak herhangi bir konudaki düşüncelerini halka açıklamak için toplantı düzenlemesi veya gösteri yürüyüşü yapmasıdır.
  5. Haberleşme özgürlüğü : Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir. Kişinin bilgi ve izni bulunmaksızın telefonları dinlenemez, mektupları açılamaz ve okunamaz.
  6. Bilim sanat özgürlüğü: Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme hakkına sahiptir.
  7. Basın özgürlüğü: Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarlar tek başına veya toplu olarak açıklama hakkına ve yayma hakkına sahiptir.
Bu hak ve özgürlükler de  devlet tarafından anayasa ve yasalarla koruma altına alınmıştır. İnsanlar bu hak ve özgürlükleri kullanırken başkalarının hak ve özgürlüklerine zarar vermemek için devletin belirlediği kanunlara uymak zorundadır.

  1. Doğumla başlar, ölümle biter.
  2. Evrenseldir. Dünya’nın her yerinde geçerlidir.
  3. Dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez özellikler taşırlar.
  4. Tamamı bir bütündür. Bir tanesi bile olmazsa veya kullanılmazsa diğerleri bir işe yaramaz.
  5. Yaşama hakkımızın dışındaki diğer tüm haklar sıkıyönetim, savaş, bulaşıcı hastalıklar, nüfus sayımları gibi insan hayatının söz konusu olduğu olağanüstü durumlarda sınırlandırılabilir. Normal durumlarda hakların sınırlandırılması asla söz konusu olamaz.
  6. Başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı yerde bizim hak ve özgürlüklerimiz biter.
  7. Her devlet düzenlediği anayasa ve yasalarla İnsan haklarını güvence altına almak zorundadır.
  8. Bütün haklar uluslararası belgeler ve kuruluşlar tarafından da koruma altına alınırlar.
Eğitim Görevi: Devlet insanların haklarını bilmeleri ve korumaları konusunda bireylere gereken eğitimi vermek veya gerekli ortamı hazırlamak zorundadır.
Yasama Görevi: Devlet temel hak ve özgürlüklerin korunması ve sınırlarının belirlenmesi için gerekli kanunları yapmalıdır. Bu yetki TBMM'nindir.
Yürütme Görevi: Devletin vatandaşlara gereken hizmeti vermesi için gereken etkinlikleri yapmasıdır.
Yargı Görevi: Bireylerin birbirleri ile ve devlet ile olan sorunlarını çözmek yargının görevidir. Yargı görevi bağımsız mahkemelere aittir.
Devletin Kişi Özgürlüğüne İlişkin Görevleri: Temel haklar, devletler tarafından korunsun ya da korunmasın insanlar bu haklara sahiptir. Devletler bu hakları korumak için gerekli düzenlemeleri yapmalı gereken kanunları çıkarmalıdır. Temel hak ve özgürlüklerin korunması bilim sanat ve edebiyatın gelişmesi, toplumun refah ve mutluluğunun gelişmesi, devletin siyasi, askeri ve ekonomik gücünün artması için mutlaka korunmalıdır.


Hak Nedir: Kanunlarla korunan menfaatlerdir. Yasal, toplumsal veya ahlaki özgürlük veya yetkilerdir.
Özgürlük Nedir:  Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu ya da her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.
Demokrasi Nedir:  Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimidir.
Eşitlik Nedir: Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumudur.
Aile Nedir: Toplumun esas yapısını meydana getiren en küçük bütün
Akrabalık Nedir: Kan bağı ve evlilik yolu ile bir birlerine bağlanan kimselerdir.
Cumhuriyet Nedir: Milletin egemenliğini belli sürelerde seçtiği milletvekilleri ile kullandığı yönetim biçimi
Din Nedir: İnsanları tanrıya inanış ve bağlanışı
Değer Nedir: Bir kimsenin veya bir şeyin taşıdığı yararlı nitelikler
Değişim ve Süreklilik Nedir: Yenilikleri takip etmek ve onlara uymak
Gelenek Nedir: Bir toplumda soydan gelen ruhsal ve kültür etmenlerinden her biri
Giyim Nedir: Giyilen eşyaların bütünü.
Kültür Nedir: Bir topluluğun manevi özelliğini oluşturan gelenek, fikir, yaşayış ve sanat varlıklarının bütünü.
Kültürel Öğe Nedir: Kültürle ilgili olan her şey.
Kronoloji Nedir: Olayların zaman ve tarihini inceleyen bilim.
Liderlik Nedir: Bir toplulukta kendine uyanlar, idare eden birey.
Laiklik Nedir: Din işlerinin devlet işlerinden ayrılması.
Milli Kültür Nedir: Milletlere ait kültür.
Saltanat Nedir: Bolluk, zenginlik, sultanlık.
Savaş Nedir: Devletlerin çeşitli amaçlarla birbirleriyle yaptıkları silahlı mücadele.
Sanat Nedir: Bir duygu ve düşünceyi anlatan yolların bütünü.
Vatan Nedir: Üzerinde yaşanılan toprak parçası.
Yer Nedir: Ayak basılan zemin 
Devamını oku »

Doğal Kaynaklarımız Nelerdir?

Meydana gelme aşamalarında hiçbir insan aklı ve müdahalesi ile makine tekniği kullanılmadan doğada kendiliğinden oluşmuş bütün zenginlik kaynaklarına “Doğal Kaynak” denir. Yani doğada kendiliğinden oluşmuş ve insan ihtiyacını karşılayabilecek her türlü bileşene doğal kaynak denilmektedir.
 
Dünya üzerinde yapılan pek çok faaliyetin temelinde doğal kaynaklar vardır. Diğer faaliyetler bu kaynaklar üzerinde şekillenir. Örneğin; beşeri bir faaliyet olan tarım, doğal bir kaynak olan tarım topraklarında yapılır.

Doğal kaynaklar, canlı ve cansız çevreyi belirleyen çevre bileşenleridir. Teknolojik gelişmeler kimi zaman doğal kaynakların daha kolay ve verimli olarak kullanılmalarını sağlarken, kimi zamanda aşırı kullanılmaları nedeniyle süratle tüketilmelerine veya bozulmalarına neden olmaktadır. Özellikle oksijen, Su, bitki örtüsü, petrol gibi kaynakların büyük bir hızla azalması, canlıların yaşam alanlarını kısıtlamakta, çevresel felaketlere yol açabilecek iklim değişiklikleri yaratmaktadır.

1.      Hava
2.      Su
3.      Toprak
4.      Bitki örtüsü
5.      Hayvanlar
6.      Madenler

Doğal kaynaklar, çok fazla çeşitlilik göstermektedir. Günlük hayatta kullandığımız kâğıt, kalem ya da evlerimizde kullandığımız eşyalar birer doğal kaynaklara örnek verilebilir. Doğal kaynaklar çeşitlilik bakımından oldukça zengin olup, tükenmeyen doğal kaynaklar ve tükenebilen doğal kaynaklar şeklinde sınıflandırılmaktadır. Tükenmeyen doğal kaynaklar iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;
a- Tükenmeyen (Daimi)Doğal Kaynaklar: Kullanıldığı zaman kendilerini üreme veya madde döngüleri yoluyla yenileyerek tükenmeyen kaynaklardır. Genelde canlı kaynakların tümü bu gruba girmektedir.
·         Rüzgâr
·         Su
·         Güneş
·         Dalgadır.
b- Belirli Şartlarda Kendini Yenileyebilen Doğal Kaynaklar: Belli ölçülerde kullanıldığı zaman veya olağan yıllık artışlarını aşmayacak şekilde kullanıldığı sürece madde döngüler yoluyla kendilerini yenileyebilen kaynaklardır.
·         Orman
·         Jeotermal Enerji
·         Toprak
·         Hava
·         Petrol
·         Doğalgaz
·         Kömürler
·         Madenlerdir. 
Canlı doğal kaynakları bitki, hayvan ve mikro organizmalardan oluşan biyolojik çeşitlilik oluşturmaktadır.
Cansız doğal kaynakları ise hava, toprak, su ve yer altı zenginliklerinden (madenler ve fosil yakıtlar) oluşturmaktadır.
·         Sanayi Devrimi’nin yaşanmasına neden olmuştur.
·         Araç ve gereçlerin yapımında kullanılır.
·         Ülkelerin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunurlar.
·         Bazı sektörlerin doğmasına veya var olan sektörlerin gelişmesini sağlarlar.
·         İnsanların dinlenme ve eğlenmesini sağlarlar.
 
Ülkemiz doğal kaynaklar bakımından çok zengindir. Birçok yeraltı ve yer üstü doğal kaynaklara sahiptir. Bunlar:
Sular: Üç tarafı denizlerle kaplı olan ülkemiz su kaynakları bakımından oldukça zengindir. Bu su kaynakları ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. Akarsular ve barajlardan enerji elde edilebildiği gibi turistik açıdan da oldukça önemli bir yere sahiptirler. Karadeniz, Ege Denizi ve Ak Denize kıyısı olan ve bir iç deniz olan Marmara Denizini bünyesine alan ülkemiz, deniz ticareti, deniz turizmi ve balıkçılık vb. deniz ürünleri bakımından da ülke ekonomisine oldukça büyük katkılar sağlamaktadır.
Madenler: Ülkemiz maden rezervleri bakımından da oldukça zengindir. Doğu Anadolu Bölgesi madenler bakımından en zengin bölgemizdir. Çok sayıda maden ürününü ihraç etmekteyiz. Bunlardan bazıları;  bakır, krom, civa, bor, zımpara taşı, tuz, ham demir, magnezyumdur. Madenlerimiz ülkemizin çeşitli bölgelerinden çıkarılmaktadır.
Ormanlar: Türkiye bir orman cennetidir. Ormanlar canlıların oksijen kaynağı olduğu için özenle korunmalıdır. Kereste ve kâğıt gibi bazı sanayi dallarında orman ürünleri (ağaç) hammadde olarak kullanılmaktadır. Turistik gezilerde ormanlar ülkemizin tanıtılmasında rol oynamaktadır.
Turistik Yöreler: Türkiye bir doğa harikası ve tam bir turizm cennetidir. Asırlık geçmişi ile türlü medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Turistik doğal güzelliklerimizden (Pamukkale, Peri Bacaları) bunlardan sadece birkaç tanesidir. Gerek yurt içi gerek se yurt dışından binlerce turist buralara akın etmektedir. Dolayısıyla ekonomimize de olumlu katkılar bırakmaktadır.
 
 
 
Doğada volkanların, denizlerin, akarsuların oluşturduğu yer şekillerine denir. Doğal güzelliklere örnekler:
  • Peri Bacaları
  • Pamukkale
  • Damlataş Mağarası
  • Ihlara Vadisi
  • Ağrı Dağı
  •  Abant Gölü
  • Uzun Göl
  • Manavgat Şelalesi
  • Ölü Deniz 
 
Geçmişte yaşamış uygarlıklardan günümüze ulaşabilen eserlerdir. Tarihi güzelliklere örnekler:
  • Efes Antik Şehri
  • Saat Kulesi
  • Anadolu Hisarı
  • Aspendos Tiyatrosu
  • Selimiye Camii
  • Ayasofya Müzesi
  • Topkapı Sarayı
  • Sümela Manastırı
 

Devamını oku »