Çevre Nedir? Çevre Kirliliğine Neden Olan Unsurlar Nelerdir?



Çevre Nedir?

İnsanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır.

Kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz için çok önemli katkılarda bulunur. Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir durum haline gelir.
Çevre Kirliliği Nedir?

Değişik şekillerde tanımlanmıştır. Bunlardan bazıları;
  • Çevre kirliliği, ekosistemlerde doğal dengeyi bozan ve insanlardan kaynaklanan ekolojik zararlardır. Çevrenin doğal yapısının ve bileşiminin bozulması, değişmesi ve böylece insanların olumsuz yönde etkilenmesi çevre kirlenmesi olarak tanımlanabilir.
  • Çevre kirliliği, yeryüzünde yaşayan bütün canlıların sağlığını etkileyen, cansız ve çevredeki maddeler üstünde yapısal zararlar veren ve bazı nitelikleri bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa karışması olayıdır.
  • Doğal kaynakların aşırı ve yanlış kullanılması, tahrip edilmesi sonucunda çevrede dengenin olumsuz yönde bozulması ve birtakım sorunların ortaya çıkmasına Çevre Kirliliği denir.
  • Bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin; hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır. Veya “Çevre kirliliği, ekosistemlerde doğal dengeyi bozan ve insanlardan kaynaklanan ekolojik zararlardır.”
  • Düzensiz kentleşme ve bilinçsiz sanayileşme dolayısıyla insanla, içinde yaşadığı doğal çevre arasındaki dengenin bozulması. Hava, su, toprak ve yeşilliklerin açığa çıkan duman, gaz, atık su ve petrol artıkları tarafından kirletilmesi, insan sağlığına zararlı hale getirilmesi. Büyük kentlerdeki trafik gürültüsü ve trafik yoğunluğuna bağlı öteki sorunlar da çevre kirliliğinin bir parçası sayılır. Çevre kirliliğinin önlenmesi günümüzde sanayileşmenin en önemli sorunları arasında yer almaktadır.
Çevre Kirliliğinin Nedenleri Nelerdir?

Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi ile çevre kirliliği meydana gelmektedir. Hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir. Sanayideki bu artış beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden olmaktadır. Doğal kaynaklar hızla tükenirken, üretim ve tüketimden kaynaklı atıkların önlemler alınmadan doğaya atılması Çevre Kirliliğinin oluşmasına ortam sağlamaktadır. Çevre kirliliğinin en önemli nedenleri olarak;
  1. Hızlı nüfus artışı,
  2. Plansız kentleşme, 
  3. Plansız endüstrileşme,
  4. Doğal kaynakların ölçüsüz kullanılmasını sıralayabiliriz.
Çevre Kirliliğinin Sınıflandırılması

Çevre kirliliğine neden olan etmenleri doğal etmenler ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan etmenler olarak sınıflandırabiliriz.
1. Doğal Etmenler
  • Depremler, volkanik patlamalar, seller gibi doğadan kaynaklanan etmenlerdir.
2. İnsan Faaliyetlerinden Kaynaklanan Etmenler
  • Evler, iş yerleri ve taşıt araçlarında; petrol, kalitesiz kömür gibi fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz tüketilmesi
  • Sanayi atıkları ve evsel atıkların çevreye gelişigüzel bırakılması
  • Kimyasal ve biyolojik silahların kullanılması
  • Orman yangınları, ağaçların kesilmesi, bilinçsiz ve zamansız avlanmalar
  • Bilinçsiz ve gereksiz tarım ilaçları, böcek öldürücüler, soğutucu ve spreylerde zararlı gazlar üretilip kullanılması
  • Nükleer silahlar, nükleer reaktörler ve nükleer denemeler gibi etmenlerle radyasyon yayılması
Bunlarla birlikte çevre sorunlarının diğer kaynakları genel olarak ele alınması gerekli olan maddeler halinde aşağıda sıralanmıştır.
  1. Göçler ve düzensiz şehirleşme,
  2. Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,
  3. Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
  4. Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
  5. Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,
  6. Motorlu araçlar ve deniz araçları,
  7. Maden, kireç, taş ve kum ocakları,
  8. Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
  9. Atmosferik olaylar ve doğal afetler,
  10. Kanalizasyon sularının arıtılmaksızın alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,
  11. Katı atıklar ve çöp,
  12. Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
  13. Arazilerin yanlış kullanımı,
  14. Kaçak avlanma,
  15. Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon,
  16. Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.
1. Hava Kirliliği

Hava kirliliği; canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen ve/veya maddi zararlar meydana getiren havadaki yabancı maddelerin, normalin üzerindeki miktar ve yoğunluğa ulaşması şeklinde tanımlanabilir.

Bir başka deyişle hava kirliliği; havada katı, sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasıdır. Hava kirliliği kaynaklarına göre üçe ayrılır;
a. Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliği:

Ülkemizde özellikle ısınma amaçlı, düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek kömürlerin yaygın olarak kullanılması ve yanlış yakma tekniklerinin uygulanması hava kirliliğine yol açmaktadır.
b. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği:

Nüfus artışı ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak, sayısı hızla artan motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları, hava kirliliğinde önemli bir faktör oluşturmaktadır.

c. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği:
Sanayi tesislerinin kuruluşunda yanlış yer seçimi, çevre korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması (baca filtresi, arıtma tesisi olmaması vb.), uygun teknolojilerin kullanılmaması, enerji üreten yakma ünitelerinde vasıfsız ve yüksek kükürtlü yakıtların kullanılması, hava kirliliğine sebep olan etkenlerin başında gelmektedir.

  • Akciğer Kanseri
  • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Bronşit
  • Raşitizm
  • Eklem Romatizması
  • Kalp Hastalıkları
  • Göz Yanmaları
  • Nefes Darlığı
  • Romatizma
  • Kan zehirlenmesi
  • Kükürt dioksit ve ozon bitkiler için zararlı olup; ormanlara zarar vermektedir. (çevre)
  • Hava kirliliği, iklim değişikliğine yol açmaktadır.(çevre)
  • Küresel ısınmaya yol açabilmektedir.(çevre)
  • Ozon tabakasının delinmesine neden olabilmektedir.(çevre)
Hava Kirliliğini Önlemek İçin Alınabilecek Önlemler
  • Evleri ısıtmak için yüksek kalorili kömürler kullanılmalı, her yıl bacalar ve soba boruları temizlenmeli,
  • Sanayi tesislerinin bacalarına filtre takılması sağlanmalı,
  • Temiz enerji kaynakları (Güneş, doğalgaz, jeotermal enerji vb.) yaygınlaştırılarak, özendirilmeli.
  • Yerleşim yerlerinde yeşil alanlar arttırılmalı,
  • Toplu taşım araçları(otobüs, dolmuş..) yaygınlaştırılmalı,
  • İşletme kurulurken uygun yer seçimi yapılmalı.
  • Pencere, kapı ve çatıların izolasyonuna önem verilmeli,
  • Kalorifer ve doğalgaz kazanlarının periyodik olarak bakımı yapılmalı,
  • Kurşunsuz benzin kullanımı arttırılmalı,
  • Motorlu araçların egzoz gazı ölçümlerinin yapılması gereklidir.
2. Su Kirliliği

Zararlı maddelerin suyu bozacak oranda olan miktarda suya karışmasıyla oluşur. Su kirliğinin nedenleri sanayi kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal ilaçlar, sanayi atıkları, nükleer santrallerdeki sıcak sular, toprak erozyonu su kirliliğinin başlıca nedenleridir.

Su Kirliliğinin Nedenleri
  • Sulara bırakılan petrol
  • Sanayi ve endüstri kuruluşlarının atıkları
  • Hızlı nüfus artışı ve yeterle alt yapının olmaması
  • Fabrika atıkları
  • Hayvansal ve evsel atıklar
  • Tarımda kullanılan gübre ve zehirler
  • Lağımların sulara karışması
Su Kirliliğinin Zararları
  • Atık sulardaki kimyasal maddeler ve organik bileşikler suda çözünmüş olan oksijenin miktarının azalmasına sebep olur.
  • Bu da suda yaşayan bitki ve hayvanların ölüm oranlarını artırmaktadır.
  • Ayrıca insanlar için de içme ve kullanma suyu sıkıntısına yol açmaktadır.
  • Bu tür sular daha koyu renge ve pis kokuya sahiptirler.
  • Hatta bazı göller veya derelerde aşırı kirlenme sonucu canlı yaşamı sona ermiş ve içerisinde atıklardan meydana gelen adacıklar oluşmuştur.
Su Kirliliğinin Önlenmesi için Yapılması Gerekenler
  • Nüfus artışının önlenmesi
  • İnsanları bilinçlendirilmesi
  • Hava kirliliğine neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması
  • Su kaynaklarının korunması
  • Arıtım tesislerinin kurulup özenle işlenmesi
  • Kendimizden ve en yakınımızdakilerden başlayarak, suyun verimli kullanılmasının sağlanması
3. Toprak Kirliliği

Toprağın verimliliğini düşürecek, toprağın özelliğini bozan her çeşit teknik ve ekolojik olaylar toprak kirliği olarak bilinmektedir.
Toprak kirliliğinin nedenleri Toprağın kirlenmesi hava ve suyu kirleten maddelerden oluşur. Mesela kükürt dioksit yüksel olan bir havada yağmur yağdığı zaman asitli yapar ve asitli yağışlar toprağa ciddi zararlar verebilir. Kirli sulama sular, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, küller gibi maddeler toprağa zarar veren maddelerdir.

  • Egzoz gazları
  • Zehirli gazlar
  • Suni gübreler
  • Aşırı gübre kullanımı
  • Fabrika atıkları
  • Yere atılan çöpler
  • Ormanların tahrip edilmesi ve atılan çöpler
  • Evsel ve kanalizasyon atıkları
Toprak Kirliliğinin Önlenmesi için Yapılması Gerekenler
  • Yerlere çöp atılmamalı
  • Fabrika atıkları seçili alanlara atılmalı
  • Suni gübre tercih edilmemeli
  • Anızlar yakılmamalı
  • Kimyasalları kullanmaktan kaçınılmalı
  • Bilinçli gübre kullanılmalı
  • Ormanlar korunmalıdır.
4. Gürültü Kirliliği

Gürültü (ses) kirliliği; İnsanların işitme sağlığını ve algılama gücünü olumsuz yönde etkileyen, kişinin psikolojik ve fiziksel dengesini bozabilen, iş verimini düşüren, çevrenin doğallığını bozan, sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkmış bir çevre sorunudur. Yani insan sağlığına belirli bir süre içinde ya da sürekli olarak zarar meydana getiren seslerdir. Ulaşım araçları, sanayiler, eğlence araçları ve yerleri gürültü kirliliğinin başlıca nedenidir.
Gürültü kirliliği olarak tanımlanabilecek sesler;
  • İşitme sağlığını ve algılama gücünü olumsuz yönde etkileyen sesler
  • Kişinin psikolojik ve fiziksel dengesini bozabilen sesler
  • İş verimini düşüren sesler
  • Çevrenin doğallığını bozan sesler
 Gürültü kirliliği sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkmış bir çevre sorunudur.

  • Yoğun Trafik
  • Fabrikalar
  • Bakım ve Onarım Çalışmaları
  • Yersiz Korna Çalma
  • Yüksek Sesle Konuşma
  • Yüksek Sesle Müzik Dinleme

  • Fiziksel Etkileri:  Geçici veya sürekli işitme bozuklukları.
  • Fizyolojik Etkileri:  Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks.
  • Psikolojik Etkileri:  Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres.
  • Performans Etkileri: İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması.
Gürültüyü Azaltmak için Alınabilecek Önlemler
  • Endüstri ve Sanayi Bölgelerinin Yerleşim Yerlerinden Uzak Alanlarda Kurulması
  • Binalarda Ses Yalıtımı Yapılmasının Sağlanması
  • Müzik Aletlerinin Seslerinin Fazla Açılmaması
  • Motorlu Taşıtların Gereksiz Korna Çalmalarının Önlenmesi
  • İş Yerlerinde ve Okulda Gürültü Seviyesinin En Aza İndirilmesi
5. Görüntü Kirliliği

İnsanın görme alanına girdiğinde insan tabiatına hoş gelen, onu rahatsız etmeyen görüntülere güzel; insanı rahatsız eden, bir şekilde olumsuz etkileyen görüntülere de çirkin denilebilir. Bu tanıma uygun olarak insanların doğal çevrede yapmış olduğu olumsuz değişikliklerle sağlıklı insanların görüntü alanlarının kişileri rahatsız edici hale getirilmesine "görüntü kirliliği" denilmektedir. Sanayileşme ve çarpık kentleşmenin hızla artması görüntü kirliliğinin başlıca nedenleridir.

  • Yerlere Atılan Çöpler
  • Sanayi Kuruluşlarının Yerleşim Alanlarına Kurulması
  • Çarpık ve Dağınık Yerleşme
  • Çöplerin Toplandığı Alanların Şehir Merkezlerine Yakın Yerlerde Olması

  • Sanayi Kuruluşları Şehir Merkezinden Uzak Yerlerde Kurulmalıdır.
  • Yerlere Çöp Atılmamalıdır
  • Çöpler Şehirden Uzak Yerlerde Toplanmalıdır.
  • Gecekondular Kaldırılmalıdır.
6. Işık Kirliliği

Yerleşim alanlarının her geçen gün büyümesi, açık alanların güçlü aydınlatıcılarla aydınlatılması, park ve bahçelerin çoğalması ve nüfusun artması dolayısıyla gökyüzüne yayılan ışık miktarı her an artmaktadır. Bütün çevre kirliliklerinde olduğu gibi ışık kirliliğinin çevreye zarar verdiği ve gökyüzünün olağan görüntüsünü bozmaktadır. Gökyüzüne yönlendirilmiş yanlış aydınlatma kaynaklarının atmosferde bulunan toz taneciklerine ve moleküllere çarparak gökyüzünün doğal fonunu bozarak parlak bir hale getirdiği, geceleri görüşü bozduğu, güvenlik ve konforu düşürdüğü, insan sağlığına ve ayrıca ekosistem ve hayvanlara zarar verdiği ve enerji israfına neden olduğu yâd sınanamaz gerçeklerdir.
7. Radyoaktif Kirlenme

Radyoaktif ürünler yaydıkları elektron ile çevrede bulunan hava, su, toprak ve bitkilere zarar vermektedir. Buna radyoaktif kirlenme adı verilir. Radyoaktif kirlilik; nükleer enerji santralleri, nükleer silah üreten tesisler, radyoaktif madde artıkları bu kirlenmeye neden olmaktadır.
  • Salgın hastalıklar
  • Bitki örtüsünün yok olması
  • Hayvanların ölmesi ve nesillerinin tükenmesi
  • Tarım ürünlerinin azalması
  •  Enerji kaynaklarının tükenmesi
  • Turizm ve ticaretin azalması
  • Satılan ürünlerin fiyatlarının artması

  •  Ormanlarda izinsiz ağaç kesmeyip, ateş yakmamalıyız.
  •  Fabrikaların zehirli atıkları ve kanalizasyon suları akarsulara, göllere ve denizlere akıtılmamalıdır.
  •  Çöpleri rastgele çevreye, akarsulara, göllere ve denizlere atmamalıyız.
  • Kaliteli yakıtlar kullanmamalıyız.
  • Çevre sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmalıyız.
  • Çevre sorunlarının önlenmesi için sivil devletin çeşitli zorunluluklar getirmesi gerekmektedir.
  • Çevre Bakanlığı daha aktif bir şekilde çalışmalıdır.
  • Yerel yönetimler çevre sorunlarına daha fazla ilgi göstermelidir.
Çevremizi Korumak Adına Yapılabileceklerimiz

Çevreyi korumak için, en azından bireysel olarak yapılabilecek bir takım önlemler bulunmaktadır. Bir miktar fedakârlık gösterilerek yapılması geleceğimizin temini olan birkaç önlem aşağıda yer almaktadır:
  • Tüketirken tekrar düşünülmeli, gereksiz tüketimden kaçınılmalıdır.
  • Tükettiğimiz ürünleri tercih ederken çevresel etkilerine dikkat edilmeli ve seçimler bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.
  • Çöpler, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağlandıktan sonra çöp kutusuna atılmalıdır.
  • Ormanlar korunmalıdır.
  •  Ağaçlara zarar verilmemelidir.
  • Çimlerin üzerinde ateş yakılmamalıdır.
  • Hayvanlara zarar vermekten kaçınılmalıdır.
  • Denizler kirletilmemelidir.
  • Evcil hayvanların atıkları temizlenmelidir.
  • Çevremiz sahiplenmeli, değeri ve önemi çocuklara öğretilmeli, büyüklere anlatılmalıdır.
  • Enerji tasarrufu yapılmalıdır.
  • Biten piller pil kutusuna atılmalıdır.
  • Piknikten sonra ateş söndürülmeli ve asla yerde çöp bırakılmamalıdır.
  • Kâğıt, teneke, cam, pil gibi geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.
  • Egzozlu taşıtlar fazlalaşmamalıdır.
  • Başta su olmak üzere her konuda israftan kaçınılmalıdır.
  • Kozmetik ürünleri özellikle de saç spreyleri ve deodorantlar fazla kullanılmamalıdır. 
Devamını oku »

Eva Resim Çerçevesi


Yeğenim Sena'nın doğum gününde çocuklara hediye etmek için hazırladığım Eva resim çerçevelerini bütün çocuklar çok beğendiler. Partinin en güzel hediyeleri onlar oldu.
 Elif
 
Mert
Sena
 Başak&Elif



 Sueda&Begüm






 Yapım Aşamaları
Değişik renklerde kestiğimiz eva kalıplarımızı çeşitli figürlerle süsledik.


 

Devamını oku »

Öğretmenler Günü Resmi

Başak da her öğrenci gibi ödevini son güne bırakmıştı. Son anda kolları sıvayıp anne kız resim yapmaya başladık. Resim bittiğinde ikimizin de elleri Gökkuşağı gibi olmuştu. Ortaya bu resim çıktı.


Başak'ın öğretmenler günü konulu resim ödevini öğretmeni çok beğendi. Bende öğretmenler günü konulu resim yapmak isteyenlere fikir olsun diye sizlerle paylaşmak istedim.
Devamını oku »

Kayseri Mantısı


 
Uzun zaman önce arkadaşlarıma sözünü verdiğim mantıyı nihayet yaptım. Sevgili Başak ve Tuğba mantınız hazırlandı buzdolabında sizi bekliyor. Birileri sizden önce yemeden bekliyorum. Mantının tarifini ise detaylı olarak yazıyorum.




Kayseri Usulü servis
KAYSERİ MANTISI TARİFİ
Malzemeler: (Hamur İçin)
3 Su bardağı un,
1 Su bardağı ılık su,
1 Tatlı kaşığı tuz,
1 Adet Yumurta

İç İçin: 
250 gr. kıyma
1 Adet Soğan
1 Çay kaşığı pul biber
1 Çay kaşığı kırmızı toz biber
1 Çay kaşığı tuz
Üzeri İçin:

1 Yemek kaşığı tereyağı,
3 Yemek kaşığı sıvı yağ,
1 Yemek kaşığı domates salçası
1 Tatlı kaşığı biber salçası
1 Çay kaşığı pul biber
1/2 Çay kaşığı karabiber
1/2 Çay kaşığı kimyon
Ayrıca:
8 Yemek kaşığı yoğurt, 3 veya 4 diş sarımsak, Kuru nane, sumak,

Yapılışı: 
Un, tuz, su ve yumurta ile sert bir hamur yoğurulur. Yoğurması biraz zor olsa da hamuru ne kadar sert yoğurur sanız o kadar güzel olur. Hamurun üzerini streç filmle kaplayıp 10 dakika dinlendirirsek daha kolay açılır.
Hamurumuz dinlenirken soğanımız rendelenip suyu iyice sıkıldıktan sonra kıyma, pul biber, toz biber ve tuzu ilave edip iyice karıştırıp içimizi hazırlayalım. (Ben bazen ince kıyılmış maydanoz da ekliyorum isteğe bağlı).
Mantı hamurumuzu ne ince nede kalın olacak şekilde açtıktan sonra küçük kareler halinde kesiyoruz. (Ben mantı kesme oklava sı kullandım). Kestiğimiz hamurların üzerine kıymalı harçtan koyduktan sonra dört ucundan tutarak birleştirerek kapatıyoruz.
1- Mantıları mızı bol tuzlu suda haşladıktan sonra bir su bardağı soğuk su ekleyip süzüyoruz. Daha sonra bir tavada tereyağımızı erittikten sonra  sıvı yağı ile domates salçası, biber salçası karabiber, pul biber ve kimyonu bir tavada iyice kızdıralım. Servis tabağına aldığımız mantının üzerine sarımsaklı yoğurt döküp sonra hazırladığımız sos, nane ve sumakla süsledikten sonra servis yapalım.
2- Mantıları mızı bol tuzlu suda haşladıktan sonra hazırladığımız sosun yarısını mantının üzerine ilave edip bir-iki dakika daha kaynattıktan sonra suyu ile birlikte (resim-1) servis tabağına alıp üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek nane ve sumakla süsleyerek servis yapılır.
Afiyet olsun.


   

 





Benim Sevdiğim Hali


Küçük Kızım Elif'in Sevdiği Hali
Devamını oku »

Kutup İklimi

 
  
                                                   
 
Kutup İklimi Nedir?
 
Kutup iklimi, dünyanın sürekli olarak karlar ve buzlarla kaplı olan kutup bölgelerinde görülen iklim tipidir. Kuzey Kutbu çevresinde Grönland Adası'nın iç kısımlarında ve Antarktika'da ektilidir.
 
Kutup iklimi, karlar ve buzullarla kaplı kutup bölgelerinde görülür. Sıcaklık ortalaması bütün yıl boyunca 0°C' nin altındadır. Sıcaklık çoğu zaman -40°C' ye, hatta daha altına iner. Yıllık Sıcaklık farkı 30°C dolaylarındadır.
Yağışlar son derece az ve kar şeklindedir. Ortalama yağış 200 mm. civarındadır. Bu iklim tipinde bitki örtüsü yoktur. Kutup iklimi Kuzey kutbu çevresinde Grönland Adası'nın iç kısımlarında ve Antarktika da etkilidir.
 Güneşlenme süresi çok uzun olmasına rağmen sıcaklık yükselmez. Çünkü güneş ışınları yıl boyunca bu bölgelere eğik açılarla gelir. Sıcaklık düşük olduğundan buharlaşma ile atmosfere karışan nem azdır. Dolayısıyla yağışlar son derece az ve her zaman kar şeklindedir. Ortalama yağış yıllık 200 mm civarındadır. Bu sebeple kutup iklimine soğuk çöl iklimi de denir. Toprak sürekli kar ve buzlarla kaplı olduğu için bitki örtüsü yoktur.
 
 
 
Kutup İkliminin Özellikleri:
 
1- Kutup çevrelerinde 70-90 paralelleri arasında görülür.
2- Grönland ve Antarktika çevresinde görülür.
3- Yer daima kar ve buzla kaplıdır. Kalıcı karın alt sınırı sıfır metreden başlar.
4- Sıcaklık 0°C' nin altındadır. Akarsu, toprak ve bitki örtüsü yoktur.
 
Eskimolar
 
Eskimolar hayvan derilerinden yaptıkları kıyafetleri kat kat giyerek soğuktan korunurlar. Ulaşım, köpeklerin çektiği kızaklarla sağlanır. Halk geçimini balıkçılıkla sağlar. Bazı balıkları buzu kırarak çıkarırlar. Bazı Eskimolar evlerini buzdan yaparlar ki buna igloo denir. İgloolar o kadar sağlamdır ki kış boyunca süregelen kuvvetli fırtınalara rahatlıkla dayanırlar. Ayrıca dışarıda -50 dereceye ulaşan soğuğa karşılık igloo'ların içinde +15-16 derecelere kadar çıkabilmekte ve Eskimoların üşümeden fırtına ve soğuktan korunmasını sağlayabilmektedir. Bazıları ise soğuğa dayanıklı evler yaparlar.
 
İgloo
 
Genellikle Kanada'da yaşayan Eskimolar igloolarda yaşarlar. Alaska Eskimoları genellikle çamur sıvalı dikdörtgen evlerde, Grönland Eskimoları ise genellikle taş, toprak ve balina kemiğinden yapılmış evlerde yaşamaktadırlar. Ayrıca modern evlerde yaşayan Eskimolarda vardır.
 
Kutup bölgelerinde deniz yüzeyinin donmasıyla oluşan geniş buz örtülerine bankiz denir. Ortalama kalınlıkları 2 m kadardır. Karalarda oluşan ve koparak denize düşen buz dağlarına ise aysberg adı verilmektedir.
  
Bu kadar bilgi verdikten sonra da bu çalışmayı yapmama sebep olan kızımın ödevini de sizlerle paylaşmak istedim.
Bakalım Başak bu ödevden kaç puan alacak..
Devamını oku »

Eş Anlamlı ve Zıt Anlamlı Kelimeler Bularak Resimli bir Albüm Hazırlama

 
Bu günlerde hep ödev yayınlamak istiyorum. Elif'in yeni ödevlerine başlamak için ön hazırlık oluyor benim için. Bende önceki ödevlerini yeniden düzenleyip eksikleri varsa tamamlayıp yayınlıyorum.
Elif'in 2. sınıf Türkçe performans ödevi idi. Yeni ödev yapacaklara kolay gelsin diyorum.
Eş Anlam Nedir?
Yazılışları ve okunuşları farklı olduğu halde anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir.
 
Örnek: Soru - cevap
yıl -sene
kelime -sözcük
yaşlı -ihtiyar
 
Örnek Cümle: Bu yıl geçen seneye göre daha çok yağmur yağdı.
  Zıt Anlam Nedir?
Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklere zıt (karşıt) anlamlı sözcükler denir.
siyah - beyaz
uzun - kısa
aşağı - yukarı
küçük - büyük
Örnek Cümle: Büyük kızım ılık küçük kızım soğuk sütü daha çok seviyor.
 
İşte albümün detayları

 
 
 
Ve bittii...
Devamını oku »